MENÜ
Ankara 11°
Meclis TV
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SÜREKLİLİĞİN ŞEHRİ: ANKARA’NIN TÜRK TARİHİNDEKİ YERİ
Talat Paşa Aydemir
YAZARLAR
16 Ekim 2025 Perşembe

SÜREKLİLİĞİN ŞEHRİ: ANKARA’NIN TÜRK TARİHİNDEKİ YERİ

Ankara’nın Türk tarihindeki yeri, bir döneme sığdırılamaz. Şehir, tarih sahnesine çıkıp geri çekilen merkezlerden biri değildir. Ankara, sürekli var olan şehirlerdendir. Bazen ön planda, bazen geri planda; ama hiçbir zaman tamamen dışarıda kalmadan… Bu süreklilik, Ankara’yı sıradan bir yerleşim olmaktan çıkarır.

Türk tarihinin en belirgin özelliklerinden biri, yerleşerek güçlenme iradesidir. Göç eden, fetheden, genişleyen bir tarih… Ama bu genişleme, mutlaka bir merkez ihtiyacını doğurur. Ankara, bu ihtiyacın sessiz karşılıklarından biridir. Şehir, Türklerin Anadolu’daki yerleşik hayatla kurduğu ilişkinin en dengeli örneklerinden birini sunar.

Ankara, Türk tarihinin sert kırılmalarında dağılmamıştır. Büyük savaşlar, yıkımlar, devlet değişimleri yaşanırken şehir ayakta kalmıştır. Çünkü Ankara, bir fetih sarhoşluğu yaşamamış; bir yıkım paniğine de kapılmamıştır. Şehir, beklemeyi bilen bir akılla hareket etmiştir. Beklemek, zayıflık değil; stratejidir. Ankara, bu stratejiyi erken öğrenmiştir.

Ankara’nın Türk tarihinde önemli olmasının bir sebebi de geçiş noktası olma hâlidir. Yol üzerinde olmak, sadece ticaretle ilgili değildir. Fikirler, alışkanlıklar, yönetme biçimleri de bu yollardan geçer. Ankara, bu geçişleri süzerek almıştır. Her geleni olduğu gibi kabul etmemiş; her gideni de unutmuştur. Şehir, tarih boyunca ayıklayıcı bir merkez gibi davranmıştır.

Bu ayıklama, Ankara’nın kimliğini sertleştirmemiştir. Aksine, esnek ama dayanıklı bir yapı üretmiştir. Türk tarihindeki pek çok merkez, parlak dönemlerinin ardından sönmüştür. Ankara ise parlaklık peşinde koşmamıştır. Şehir, dayanmayı tercih etmiştir. Dayanmak, Ankara’da bir refleks hâline gelmiştir.

Türk devlet geleneğinde merkez olmak, yalnız idare etmek anlamına gelmez. Aynı zamanda denge kurmak, adalet üretmek ve aşırılıkları törpülemek demektir. Ankara, bu geleneğe yabancı değildir. Şehir, tarih boyunca denge arayan bir karakter sergilemiştir. Bu karakter, onu modern dönemde de geçerli kılmıştır.

Ankara’nın başkent oluşu, bu yüzden Türk tarihinin doğal akışı içinde değerlendirilmelidir. Şehir, bir boşluğu doldurmamış; zaten var olan bir ihtiyaca cevap vermiştir. Türk tarihi, merkezsiz kalmamıştır; Ankara, bu merkezin en sakin ve en sağlam adaylarından biri olmuştur.

Bu süreklilik, Ankara’yı sembolik bir başkentten çıkarır. Şehir, yalnızca bir dönemin ideallerini temsil etmez. O, Türk tarihinin uzun soluklu yürüyüşünü taşır. Bu yürüyüşte acele yoktur; ama duraksama da yoktur. Ankara, bu ritmi bozmadan yürümüştür.

Sonuçta Ankara’nın Türk tarihindeki yeri, bir unvan meselesi değildir. Bu yer, bir duruş meselesidir. Duruşunu koruyabilen şehirler, tarih tarafından terk edilmez. Ankara, bu terk edilişi yaşamamış şehirlerden biridir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Meclis TV